Mükemmeliyetçilik ve Erteleme: Neden Birbirini Besler?

2–3 dakika

oku

Standart çizgisini maksimum düzeye çekme, hatalı ve eksik yapma hakkı tanımama ve eleştiri bombardımanına tutma mükemmeliyetçiliğin en aşikar özellikleridir.

Gordon H. Flett ve Paul L. Hewitt (2002) mükemmeliyetçiliği 3 tonda tanımlamıştır: Kendine yönelik mükemmeliyetçilik, diğerlerine yönelik mükemmeliyetçilik ve sosyal odaklı mükemmeliyetçilik.

Kendine yöneldiğinde hatasını kabul edemeyen ve ulaşılmaz beklentiler dayatan birine dönüşürken, başkasına yöneldiğinde başkalarına iş vermekte zorlanan çünkü yaptıklarını genelde beğenmeyen, durmadan onun dışında olanlarda hata bulan biri çıkıyor karşınıza. Kaygısı onun kadar iyi yapacaklarına dair inancı ile birleşen en ufak bir hatanın dahi kabul edilmesinin imkansızlığına itimadı. Sosyal beklentileri de bir başkasının onlardan ulaşılması olanaksız beklentileri olduğuna dair inancı şeklinde tanımlayabiliriz. 

Sabah alarmı erteleme, edeceğiniz telefonu erteleme, çocuğunuzla birlikte yapacağınız keki erteleme, kış tatili için planladığınız seyahati erteleme davranışlar size çok da zora sokmaz. Zaman zaman bazı erteleme davranışları öncelik sırası düşünüldüğünde  gereklidir. Burada bahsedilen olumsuz tarafı. Kendinizi başka bir şeyler yaparken bulma  hortumuna yakalanıp günü bitirmek mesela. 

Mükemmelliyetçilik, ertelenme davranışı ile dip dibe tuhaf görünüyor olabilir.  Mükemmeliyetçiler hatasız, diğerlerinin yanından bile geçemeyeceği müthiş bir iş yapmak ister. Hesaplar akıl üstü ve gösterecekleri performans dillere destanken ancak bu işi yaptı  sayarlar. Görev onlara uygun bir görevken pekala buna bir raddeye kadar uyum sağlayabilirler peki ya kendilerinden imkansızı istediklerinde ne olacak?

Sallapati bir iş yapmaktan imtina eden bu kişiler, bitirdiklerinde muhteşem olması gerektiğinden yarım  bırakmakta sakınca görmezler. Yani onlar için tamamlanmamış olması çok daha  katlanılırdır. 

Sürekli düzeltme ihtiyacı hissederler, aşırıya kaçan planlama, düzenleme ve sıralama da  sık görülen davranışlardandır. Onay almak isterler, Karar verme de kolay değildir epey güçlük çekerler. Kaçınırlar ve ertelerler. Öyle hedefler koyarlar ki, kendilerini bol bol  yenilgiye uğratırlar. Başarısızlık onlar için dayanılmaz bir kabustur. Bu kabusu görmemenin  yolu ise ertelemeden geçmektedir. Erteleme davranışı ile bütün bu olası başarısızlık hissini de defederler.  

Mükemmeliyetçi kişiler, kabul görme ve sevilme ihtiyacını bu sayede karşılayacaklarını düşünürler. ‘’Eğer kusursuz olursam sevilirim.’’ İçte bu ifade güçlendikçe de kendinden daha da fazlasını talep etmeye başlarlar. Bu yoğun baskı onları adeta kıskaca alır. Kıskaçtan kaçtıkları zamanları da erteleme olarak düşünebiliriz. 

Başa çıkmak için öncelik gerçekçi olmaktır. Mükemmellik yanılsaması gerçeklerin üstünü  kurnazca örter. Sevilmeye ve değer görmeye gereksinim, geçmiş travmaların etkisiyle şiddetli ve çarpık bir hal aldığı için gerçekleri fark etmek istenmeyebilir. Mükemmel bir sonuç alınmadığında bunun bir felaketle eş değer olmadığını kabul etme, terapötik bir süreçle kolaylaşır.

Hataya karşı yapılan eleştirilere karşı objektif olma ve hatanın öğrenmenin has doğasında olduğunu göz önüne alma da üstesinden gelmekte pay  sahibidir.

Eğer yazdıklarım sizi yansıtıyorsa, birlikte çalışmak için bana ulaşabilirisiniz.

Fırından taze çıktığında bir e-posta almak ister misin?

Tüm arşive erişim kazanmak için abone olun.

Okumaya Devam Edin