
art \ illustration \ design by Pace Taylor
İçeride bir ses, size aslında yapmak istediğinizin tam tersini söylüyor olabilir. Mesela hazırlanmanız gereken önemli bir iş görüşmesi var fakat siz buna hazırlanmak yerine perdeleri yıkayıp ütülüyorsunuz, evi baştan aşağı silip temizliyorsunuz. Bir bakıyorsunuz hazırlanmak için zamanınız kalmamış. Oturup iş görüşmesine hazırlanmak yerine temizliğe girişmenin ardındaki sebep, başarısız olmaktan korkunuz olabilir. Hazırlanıp reddedilmek ihtimal dahilinde olduğu için hazırlanmayıp reddedildiğinizde şunu söyleyebilirsiniz, zaten çok çalışmamıştım. Bu rahatlık aslında benliğin başarısızlıkla zedelenmesinin önüne geçmek için yapılıyor olabilir. Bir sınava hazırlanıyorsunuz fakat son geceye bıraktınız ve çok emek vermediğinizin farkındasınız, sınavdan çıkıp şunu söylüyorsunuz, ‘’Konuyu hiç anlamamıştım zaten.” Sabotaj mekanizması daha olay yaşanmadan bahaneleri üretip buna hazır olmanızla çalışır. İşte öne sürdüğünüz tüm bu mazeretler aslında sizin kendi bindiğiniz dalı kesmekten başka bir işe yaramıyor.
İnsan Kendini Niçin Sabote Eder?
Başarı Korkusu
Başarırsam ne olur sorusunu kendine soran biri olabilirsiniz. Örneklere bakarsak, başarırsanız sizi bekleyen sorumluluklar olacaktır. Bu sorumluluklar size başarmak kadar tatlı gelmeyebilir. Başarılı olmanın bitmek bilmeyen hedefler olarak belirlendiği bir aile ortamında yetiştiyseniz bunu yaşayabilirsiniz. Başarı bir türlü yetmez çünkü her birinden sonra diğerine güdülenirsiniz. Bir diğer yandan, başarılı olduğumda değişecek miyim endişesini taşıyabilirsiniz. Başarılı olduğunuzda bulunduğunuz ortamdan ayrılmanıza sebep olacak durumlar yaşayacaksanız başarı korkusu ortaya çıkabilir.
Başarısızlık Korkusu
Çocukluğunuzda başarı olmanın birincil olduğu bir aile ortamında yetiştiyseniz, ailenize karşı başarısız olduğunuzu söylediğinizde onların sizi önceki kadar sevmeyeceğini ve gözden çıkaracağını düşünerek büyüdüyseniz, başarısız olmamanız gerektiğine dair pekişen inancınızla, aslında geçmişten gelen bir savunma olabilir. Ertelemek, çok emek sarf etmemek bunlara örnektir.
Bu konuda birlikte çalışmak için bana, kendinizi tanıtan bir e-posta ile ulaşabilirsiniz.
Hak Etmiyorum Hissi
Başarıyı, sevmeyi ve sevilmeyi hak etmediğinizi içten içe size söyleyen bir ses olabilir. İyi giden bir ilişkide sorunlar yaratmak, terfi alacakken üst üste hatalar yapmak, seve seve birini kendinden uzaklaştırmak hak etmiyorum hissinin sonuçları olabilir. Bunu neden kendime yaptım ki yakarışını ise çok sonra canınızı yakar.
Rahatsız Olmayı Göze Almamak
Alışkanlıklar maddi olduğu gibi, manevi olarak da kendini gösterir. Örnek vermek gerekirse, mutsuz olduğunuz bir ilişkide kalmaya niçin devam ediyorum sorusu ile başınız dertteyse şunu düşünebilirsiniz. Her ne kadar zarar verse de, bu ilişkiye alıştınız. Bittiğinde oluşacak mutsuzluğa ve yalnızlığa hazırlıklı olmamak sizi strese sokabilir, korkutabilir. Ortaya çıkan boşluk ise doldurulma ihtiyacını doğurabileceğinden boşluğun yaratacağı rahatsızlık hissini ilişkide kalarak engelliyor olabilirsiniz. Yalnız kalmamak adına, kendinizi mutsuz bir ilişkiye mahkum edersiniz.
Bunu Nasıl Önleyeceğim?
1. adım: Fark edin.
Bu yazı ilginizi çektiyse belli ki üzerine düşündüğünüz bir konu. Yine de itiraf etmesi kolay olmayabilir. Bazılarının kabul etmek için kendine zaman vermeye ihtiyacı oluyor.
2. adım: Kendinizi sabote etmenin perde arkasını arayın.
Bunun pek çok özel nedeni olabilir. Daha genel bir ifade ile, çocukluk yaşantıları ve içsel çatışmalar buna sebep olur. Çok derinlere işlediyse temas etmek kolay olmayacaktır. Tıkandığınız durumda bir ruh sağlığı uzmanı ile çalışabilirsiniz. Tıkanıkları açmak zaman ve sabırlı olmanız gerekecek.
3. adım: Değişime açık olun.
Sözde çok kolay. Unutmayın öncekilerden farklı bir yola başvuracaksınız. Bu gireceğiniz yeni yol sürprizlerle dolu. Rengarenk gül bahçesinden çok, dikenli ve taşlı bir patika çıkacak önünüze çünkü rahatınız bozulacak.
Aynada gördüğünüz kişiye destek olacak ilk kişi sizsiniz. Bunu yapabileceğinizi önce size siz söyleyin. Öte yandan, sosyal destek bu süreçte sizi rahatlatır. Yanınızda yer alan insanların varlığı size güç verir. Onlarla paylaşmak da iyi bir fikirdir.