• Paranın Psikodinamik Yüzü: Harcama Korkusu

    Yayımlanma tarihi: Para, modern yaşamın temel yapıtaşlarından biri olsa da, her bireyin parayla olan ilişkisi aynı değildir. Bazı insanlar için para, güvenliğin ve özgürlüğün simgesiyken; diğerleri için kaygı, suçluluk ve kontrol duygularının merkezinde yer alabilir. Bu yazıda, özellikle “lüks” ya da… Okumaya devam et

    Paranın Psikodinamik Yüzü: Harcama Korkusu
  • Tırnak Yemenin Psikodinamik Boyutu: Nina Sayers Üzerine Bir İnceleme

    Yayımlanma tarihi: Tırnak yeme (onikofaji), dışarıdan bakıldığında sıkça “kötü bir alışkanlık” olarak etiketlenen, ancak psikodinamik yaklaşımla ele alındığında çok katmanlı bir anlam dünyasını içinde barındıran bir davranıştır. Bu yazı, tırnak yeme davranışını psikanalitik teoriler ışığında; özellikle erken dönem nesne ilişkileri, savunma… Okumaya devam et

    Tırnak Yemenin Psikodinamik Boyutu: Nina Sayers Üzerine Bir İnceleme
  • Black Swan Üzerinden Yetersizlik ve İçselleştirilmiş İdeal Öteki

    Bazen insan kendine neden bu kadar acımasız olduğunu merak eder. Bir hatayı defalarca düşünmek, yeterince iyi olmadığını hissetmek ya da başardığı şeyleri küçümsemek… Sanki içimizde görünmeyen bir ses, bizden hep daha fazlasını ister. Daha güzel, daha başarılı, daha dikkatli, daha güçlü…… Okumaya devam et

    Black Swan Üzerinden Yetersizlik ve İçselleştirilmiş İdeal Öteki
  • Depresyonun Şarkılardaki Yansıması: Mad World Analizi

    Yayımlanma tarihi: Depresyon, genellikle bir kişinin içsel dünyasında derin bir boşluk ve karanlık hissettiren bir durumdur. Bazen bu karmaşık duyguları anlatmak oldukça zordur, fakat sanat, bu tür duyguları en etkili şekilde dile getirebilir. Özellikle müzik, insanların hissettiklerini sözlerle ifade etmeleri için… Okumaya devam et

    Depresyonun Şarkılardaki Yansıması: Mad World Analizi
  • Kundera’nın Eserinde Bağımlılık ve Aşkın Ağırlığı

    Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Yayımlanma tarihi: İnsanın ancak tamamen teslim olduğu şeyler, onu hafifletebilir. — Milen Kundera Yüklerin en ağırı ezer bizi, onun altında çökeriz. Bizi yere yapıştırır bu ağırlık. Öte yandan, her çağda yazılmış aşk şiirlerinde, kadın erkeğin ağırlığı altında ezilmeyi… Okumaya devam et

    Kundera’nın Eserinde Bağımlılık ve Aşkın Ağırlığı
  • Martha Marcy May Marlene: Kimlik ve Manipülasyon Üzerine Bir İnceleme

    Yayımlanma tarihi: Senarist ve yönetmen Sean Durkin’in 2011 yapımı Martha Marcy May Marlene filmi, ismini bileşenlerine ayırdığımızda, anlatısının özüne dair güçlü ipuçları sunar. Elizabeth Olsen’ın ustalıkla canlandırdığı başkahraman, doğumunda Martha adını almış, tarikata katıldığında Marcy May olarak çağrılmış ve oradaki kadınların… Okumaya devam et

    Martha Marcy May Marlene: Kimlik ve Manipülasyon Üzerine Bir İnceleme
  • Geçmişten Gelen Yaralar: Atasal Travmanın İyileşmesi

    Yayımlanma tarihi: Atasal travma nedir? Genetik ve kalıtsal özellikler dendiğinde, muhtemelen göz rengi, ten rengi ve saç rengi vb. akıllara gelir. Travmanın da, bir bakıma, kalıtsal olabileceğini biliyor musunuz? Daha çok ‘atasal travma’ olarak ifade edilse de, kuşaklarası ve nesilsel travma… Okumaya devam et

    Geçmişten Gelen Yaralar: Atasal Travmanın İyileşmesi
  • Dünyanın En Kötü İnsanı: Karakter İncelemesi

    Film İncelemesi Joachim Trier, Norveç üçlemesini 2021‘de tamamladı. Reprise 2006, Oslo, August 31st 2011. Üçlemenin son filmi: The Worst Person in the World İlk iki filmden tanıdığımız başrol, Anders Danielsen Lie, 40’larında. Çizgi yazar olarak gözde bir kariyere sahip. İlk iki… Okumaya devam et

    Dünyanın En Kötü İnsanı: Karakter İncelemesi
  • Nietzsche’nin Hayat Döngüleri: Sonsuz Bir Soru

    Tekrar başa dönüp, sahip olduğunuz hayatı noktası noktasına yaşar mıydınız? Nietzsche, bu soruyu sorarken adeta başımızdan aşağı kaynar sular döker. Kendimize gelip bir bakalım bu soru niye bu kadar önemli.  Felsefesinde hayat benzer döngüleri takip eder, der. Yani başa sarar. Bu… Okumaya devam et

    Nietzsche’nin Hayat Döngüleri: Sonsuz Bir Soru
  • Duygusal Olgunlaşma ve İletişim Problemleri

    Derinlemesine ve dengeli iletişim kurmakta zorlanan, çocuksu arzularını doyurmaktan kendini alıkoyamayan birini tanıyor musunuz? Soğuk ve bencil görünebilen bu kişiler duygusal açıdan olgunlaşmamış bireylerdir.  Duygusal olgunlaşma; genetik miras ve aile ilişkilerinin doğrudan yansımasıdır. Çocuğun duygusal gelişimi göz önüne alındığında ebeveynlerin tutumu… Okumaya devam et

    Duygusal Olgunlaşma ve İletişim Problemleri